<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Anlatma Çabası</title>
	<atom:link href="http://anlatmacabasi.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://anlatmacabasi.wordpress.com</link>
	<description>Yüzyılın Bİlgi Deposu...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Aug 2007 14:34:10 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<cloud domain='anlatmacabasi.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://www.gravatar.com/blavatar/31f50163423aa028e10328e3be77b6a2?s=96&#038;d=http://s.wordpress.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Anlatma Çabası</title>
		<link>http://anlatmacabasi.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://anlatmacabasi.wordpress.com/osd.xml" title="Anlatma Çabası" />
		<item>
		<title>Super Lig Başladı &#8230;.</title>
		<link>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2007/08/13/super-lig-basladi/</link>
		<comments>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2007/08/13/super-lig-basladi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Aug 2007 14:34:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberk2002</dc:creator>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anlatmacabasi.wordpress.com/2007/08/13/super-lig-basladi/</guid>
		<description><![CDATA[Evet başlıktan da anlaşılabilecegi gibi bu yazimi bu hafta başlayan superlig  üzerine yazmak istiyorum . Uzun bir aranın ardından , takımlar tüm hazırlıklarını tamamladıkdan sonra  ve yeni transferlerini tamamlamaya çalıştıktan sonra yeni sezona iyi bir şekilde başlamak istediler. Tabii bu istek herzaman sadece takımların elinde olmuyor.
Her takımın kendine göre hedefleri vardir. İşte hepimiz [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=anlatmacabasi.wordpress.com&blog=358001&post=20&subd=anlatmacabasi&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Evet başlıktan da anlaşılabilecegi gibi bu yazimi bu hafta başlayan superlig  üzerine yazmak istiyorum . Uzun bir aranın ardından , takımlar tüm hazırlıklarını tamamladıkdan sonra  ve yeni transferlerini tamamlamaya çalıştıktan sonra yeni sezona iyi bir şekilde başlamak istediler. Tabii bu istek herzaman sadece takımların elinde olmuyor.</p>
<p>Her takımın kendine göre hedefleri vardir. İşte hepimiz biliyoruz aslında tekrar etmeye gerek yok ama üç büyük kulubumuz şampiyonuk parolası ve avrupa da basarı hedefleri ile baslar ligimize  ve tabii her sene bu hedeflerini yerine getirebilmesinde yararlı olacagını düşündügünü transferleri ozellikle milyon dolarlık transferleri yapmaktan kacınmaz . Anadoludan birkac basarili takımımızın hedefi ligimizi olabildigince makul bir yerde bitirmek ve mumkunse intertoto ya da uefa kupasina gidebilmektir . Diger bazi anadolu takımlarimiz ise ligden düsmemek icin yıl boyunca çaba gösterirler.</p>
<p>Şimdi gelelim ben neden Super Lig üzerine yazi yamak istiyorum . Bunun iki onemli sebebi var . Bu hafta ligimizde bence önemli iki olay yasandi. Birincisi ligin acılıs maçında Fenerbahçe , İstanbul Belediye spora yenilerek büyük hayal kırıklıgına ugrattı taraftarlarını . İkinci önemli sebebi  iseTrabzonspor Sivasspor karşılaşmasında yaşanan olaylar.</p>
<p>Cuma günü bence insanlarin ozellikle  futbol camiasının ders alması gereken güzel bir müsabaka oynandi . Bir tarafta dünyaca ünlü eski futbolcu Zico nun teknik direktörlüğünde , milyonlarca dolarlık transferleriyle, 52000 kişilik stadyumuyla ve yine milyonlarca dolarlık ihalelere girebilecek zenginlikte bir kulup başkanı ile Fenerbahçe ; diger tarafta ise ikinci ligden yeni çıkmış  belkide en onemli transferi Fenerbahçe den kiralık Kerim in oldugu ama basarılı bir teknik direktör Abdullah Avcı ile İstanbul Belediye Spor.</p>
<p>Şimdi bu koşulları göz önüne aldığımızda  bu karşılasmanın sonucunu mantıklı bir şekilde tahmin etmeye çalıştığımızda aklımıza ilk gelen şey Fenerbahçe takımının  bu karşılasmayı kazanacagıdır desem bence cuma günü yapılan yanlışı tekrarlamış olurum . Dünya futbolunu takip etmeyen , futboldan pek hoşlanmayan , futbol ile arası pek sıkı fıkı olmayan bir kişinin bu yorumu yapması gayet dogal olurdu ama. Neden cunku en somut örnegi ile Fenerbahçe nin forvet hattında , avrupa kariyeri olan , herkes tarafindan taninan ünlü bir golcü Kezman varken , belediye spor un forvet hattında Fenerbahçe de oynatılmadıgı icin kiralik yollanan Kerim var . Sadece bu karşılastırma bile normal koşullarda Fenerbahçe nin daha üstün bir takım oldugunu söylemeye yeter.</p>
<p>Ancak futbolda N.Ş.A (normal şartlar altında ) teriminin olmadığını düşünenlerdenim ben . Bugun dünya futbolu o kadar degişmiş durumdadir ki , Real Madrid takımı İspanya Kral kupasinda adı sanı hic duyulmamış (bizler tarafından ) , oyuncularını hiç tanımadigımız bir takıma elenmekten kurtulamamaktadır.</p>
<p>Konuyu saptırmadan , futbol 11 kisisi sahada olmak üzere oynanan bir takım oyunudur . Bence onemli bir birlik beraberlik oyunudur . Fenerbahçenin su anki durumuna &#8216;parayla saadet olmaz 2 &#8216; durumu diyebiliriz bence . Bu durumu kendi içerisinde iki önemli hata ile açıklayabiliriz bence .Birincisi Sayın Aziz Yıldırım &#8216;ın  tavırları . Bence Fenerbahçe yönetimi tribünlere oynamasinin cok seviyor. Yapılan trasnferlerin basarı icin yapıldıgından ziyade tribün doldurmak , taraftari mutlu tutmak ,  Fenerbahçe lisansli ürün satışlarini artırmak için yapıldıgını dusunuyorum . Tabii ki taraftarı mutlu tutmak cok önemli ama sportif basarı ile gelen mutluluk daha kalıcı olabilir. Şimdi acaba sportif başari yok mu ?</p>
<p>Örnegin geçen  seneye bakalım . Bir sezon öncesinde şampiyon olmus bir takımın gecen sene , şampiyon oldugu seneki puanlarının  neredeyse yarısını toplayabildigi bir ligde Fenerbahçe&#8217;nin şampiyonlugunu sportif başarı sayarsak , Fenerbahçe sportif anlamda başarılı bir takım olabilir ama bence Fenerbahçe takımı , başarılı bir takım degil .  Bunun en önemli kriterinin de Avrupa arenasi oldugunu dusunuyorum . Bu baglamda Fenerbahçe , Galatasaray takımının kazandıgı puanları harcayarak uzun vadede  basarısız oldugunu kanıtlamıstır. Öyle bir duruma geldik ki , seneye tek takım cift ön eleme ile gidebilecek belkide sampiyonlar ligine . Bu durumda diger takımların da katkıları var tabii ama su anda konumuz Fenerbahçe.</p>
<p>Peki Fenerbahce neden basarılı bir takım degil . Birincisi bireysel yetenekleri cok ön plana almaları. Futbolun takım oyunu oldugunu unutmaları. Takımdaki yıldız belki bir mac belki iki belkide beş  maç kurtarabilir ama  takımın geri kalani çaba sarf etmedikce  bireysel çabalar bir takımı belli ölcüde ayakta tutabilir .İkincisi , belkide en onemlisi takımda ateşleme görevi yapacak oyuncu olmamasi . Bahsettigimiz milyonluk oyuncular Türkiye ye profesyonel bir bakış açısı ile para kazanmaya geliyorlar ki cok normal bir durum . Örnegin Fenerbahce  2-0 geriye düsüyor ve oyuncularda hırslandıklarını gosteren  hicbir belirti yok . Üçüncüsü simdi Fenerbahçe  lig de 3 maç kazansa arka arkaya  bir anda herkes havaya giriyor . Bu takımlar ligin en vasatları bile olsalar yönetim , taraftar ve futblcular  bu başarıyla yetiniyorlar bence . Yani genel olarak düşünürsek yarını degil bugunu kurtarmaya bakıyorlar ve bu yüzdendir ki bence Fenerbahçe yönetimi  eger gercekten Avrupada başarı istiyorsa yabanci sayısının serbest olmasından ziyade kendi oyuncularının daha bir takım gibi oynamasını isteyip , küçük başarılarla  yetinmemeyi ogrenmeliler.</p>
<p>Şimdi gelelim haftanin utanç olayına. Yani o kadar garipsedigim bir olay ki bu su an da olayı nasıl tarif edecegime karar veremedim . Daha sezonun ilk haftasi, yeni ümitler , yeni hedefler, yeni oyuncular , yeni bir soluk derken ; kendi takımı onde olan bir taraftar son dakikada mac bitmek üzere iken sahaya giriyor . Daha sonra diger birkac taraftar daha &#8230; Bazen merak ediyorum bu olaylar  ne zaman son bulacak , bizlerde stada girip mac oncesi senliklerde eglenecegiz , mac sırasında yanımızdaki karsı takım taraftarı ıle mac izleyecegiz , izlerken eglencegiz , attıgımız gole sevınırken yedimiz gol sırasında yanımızdakını tebrık edecegız &#8230; Acaba bunlar cok mu ütopik düşünceler? Çok mu hayalperestim bilmiyorum ama bu isteklerimin cogu kisinini ortak arzusu oldugunu iyi biliyorum  .</p>
<p>Bizim ülkemizde ve cogu ülkelerde aslında taraftarlığı fanatizm ile karıştıran o kadar cok ınsan var ki. Bu insanlar futbolun ne oldugunu, bu oyunda yenilgininde zaferinde oldugunu , amacın kardeşlik dostluk cercevesinde galibiyet oldugunu o kadar unutmuslar ki , bunlar icin stadyumlar birilerini dovebilecekleri , kavga gurultu cıkarabilecekleri , hakeme kufur edebilecekleri yerler olmuslardır.</p>
<p>Ne yazik ki genelleme yapmak istemesem de bu insanlari stadların dısında tutmaya yonelik hicbir hareket gorememekteyiz kuluplerden .  Bu sozlerım tum takımlar için gecerlidir. Ornegin gecen sene Fenerbahce Galatasaray derbisinde yasananlar .  Bu kadar cag dışı bir olay olabilir mi ? Yani oraya eşiyle cocukları ile mac izlemeye , sevgilisiyle, arkadasıyla  mac izlemeye ,keyifli vakit gecirmeye gelen o kadar insana bunlari bu olayları yasatmanın neresı taraftarlık . Bir sene once sampıyonluktan sonra bu sene bır mac kaybedıldı dıye boyle sacma sapan işler hareketler yapılır mı ? Nerede kaldı taraftarlık , futbol sevgısı . Ya da sadece sampıyonluk senelerınde mı taraftarlık olur &#8230;</p>
<p>Artık hem takımlarımızın hem yonetımlerımızın hemde taraftarlarımızın kendılerıne bır cekı duzen vermelerı gerekmektedır. Turkıye Super Ligi  takımlar Avrupa da başarılı olmak istiyorlarsa ,  taraftarlarımız yonetıcilerimiz  maclardan keyıf almak ıstıyorlarsa , futbolda dunya standartlarını yakalamakbir amacsa herkes ustune düşen görevi layıkıyla yerıne getirerek futbola barıs huzur ortamının getirilmesi konusunda uzerıne dusenı yapmalıdır.Fubol sadece bir oyundur , ve herkes oyunu kurallarına gore oynarsa hicbir sorun cıkmaz. Bir takım eline gecen gol fırsatlarında bırını degerlendıremeyıp sonrada yenılınce hakem soyleydı hakem boyleydı derse herkes su anda oldugu gıbı bırbırını suclamaya devam ederse ne hedefledıgımız başarılara ulaşabiliriz ne de kavgasız gurultusuz bir mac izleyebilriz bundan sonra &#8230;.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/anlatmacabasi.wordpress.com/20/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/anlatmacabasi.wordpress.com/20/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/anlatmacabasi.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/anlatmacabasi.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/anlatmacabasi.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/anlatmacabasi.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/anlatmacabasi.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/anlatmacabasi.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/anlatmacabasi.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/anlatmacabasi.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/anlatmacabasi.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/anlatmacabasi.wordpress.com/20/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=anlatmacabasi.wordpress.com&blog=358001&post=20&subd=anlatmacabasi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2007/08/13/super-lig-basladi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c874beafa73a18c01d725dddab2fa0ec?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">haberk2002</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Anayasa ve Zihniyet&#8230;.</title>
		<link>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2007/08/11/anayasa-ve-zihniyet/</link>
		<comments>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2007/08/11/anayasa-ve-zihniyet/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Aug 2007 14:32:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberk2002</dc:creator>
				<category><![CDATA[Denemeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anlatmacabasi.wordpress.com/2007/08/11/anayasa-ve-zihniyet/</guid>
		<description><![CDATA[Herkese merhabalar . Sonunda bende uzun suredir bekledigim tatile girmis bulunmaktayim . Yazilarimim pek cok okuru oldugu soylenemez ancak yazmaya geri dondugum icin kendimi biraz mutlu hissediyorum .Neden bilmiyorum , yazdigim hicbir konuda birseyler bildigimi iddaa edemeyecegim halde beni ve bildigim kadari ile bircok insani rahatsiz eden konularda fikrimi soylemek beni inanilmaz rahatlatiyor.
Oncelikle  secim [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=anlatmacabasi.wordpress.com&blog=358001&post=19&subd=anlatmacabasi&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Herkese merhabalar . Sonunda bende uzun suredir bekledigim tatile girmis bulunmaktayim . Yazilarimim pek cok okuru oldugu soylenemez ancak yazmaya geri dondugum icin kendimi biraz mutlu hissediyorum .Neden bilmiyorum , yazdigim hicbir konuda birseyler bildigimi iddaa edemeyecegim halde beni ve bildigim kadari ile bircok insani rahatsiz eden konularda fikrimi soylemek beni inanilmaz rahatlatiyor.</p>
<p>Oncelikle  secim sonrasi dikkatimi en cok ceken konu olan Anayasamiz hakkinda birseyler soylemek istiyorum . Sanirim Anayasamizin degismesini dusunen insanlarin sayisi gayet fazla .Ben degismeli mi degismemeli mi bilmiyorum .Cunku eksikleri neler , fazlalari neler , demokratik ya da demokratik olmayan yonleri neler onlari da bilmiyorum . Bugune kadar oturup okuma firsati bulamadim diyip kendimi kandiriyorum ama okuyamadim. Bildigim kadariyla  1924 den de bu yana ustune birseyler eklenerek , cogu zaman  degistirilerek  bugunlere geldi . Sanırım 1982  nin izlerini tasidigi icin  genel olarak bazi hususlarin degismesi gerekli oldugu soyleniyor.</p>
<p>Anayasamizla ilgili bildigim sey , umarim dogrudur , oznesinin &#8216;biz&#8217; olmadigidir. Yani bilmeden yanlis yapmak istemiyorum ama biraz &#8216;emir &#8216; yargilari iceren cumlelerin oldugudur . Aslında cok da beklenmedik bir durum olmasa gerek . Ancak bence bir ulkenin anayasasi ozne olarak &#8216;biz&#8217; icermelidir . Ozellikle demokratik ,sosyal , laik ve hukuk devleti olan ulkemizde bence bu bir gereksinimdir. Yuce meclis catisi altinda hazirlanan anayasisin oznesinin &#8216;biz&#8217; olmasi kadar da dogal birsey  de yoktur galiba .</p>
<p>Temmuz 2007 secimlerinden %46,7 lik basari ile cikan AKP hukumeti icin anayasa degisim surecinin , Turkiye nin kaderini etkileyecek ve gelecek gunlerin kaderini belirleyecek en onemli sınavlardan biri oldugunu dusunuyorum . Herzaman demokrasiden bahseden AKP nin , ellerindeki bu cogunlukla  cok guzel bir  anayasa hazirlamalarini bekliyorum daha dogrusu umuyorum. Temsil oraninin gayet yuksek oldugu bu meclis in bu konuda gayet basarili bir sekilde calisacagini dusunuyorum .</p>
<p>Ancak burada deginmem gerekn bir konu var . Sayin Üskül ün yaptigi aciklamalari tamamen okumayıp, dinlemediysem bile , genel hatlari ile degerlendirdigimi soylemek istiyorum ve  bu ortamda yaptigi aciklamanin iki acidan yanlis oldugunu dusunuyorum .</p>
<p>Birincisi , bu aciklamalarin ben oncelikle biraz &#8216;reklam koktugunu &#8216; dusunuyorum . Bu aciklamalarin arkasinda  kendini partiye kabul ettirme , parti teskilatinda goze girme , parti cevrelerince kabul gorme , ve tabana yonelik onaylanma isteginin oldugunu goruyorum . Belkide de yaniliyorum olabilir  . Ancak partiye yeni katilan   insanlarin  &#8216; uvey evlat &#8216; konumuna dusmemek icin   yaptiklari calismalara benzetiyoum bu tarz aciklamalari .</p>
<p>Demokratik anayasaya sahip olma istegi bizleri  su an ki anayasamizi degistirmeye iterken , acaba su an ki anayasa da Ulu Önder Atatürk ve Türk Milleti nin 6 ilkesinden baska degistirilmesi gereken hicbir sey yok mu su an acaba?  Insan haklari , sosyal sigortalar ,  dusunce ozgurlugu &#8230; ve bu gibi konulardaki onca eksik ya da tartisilan konu duruken birden hemen daha secimin iki gun sonrasi 6 ilkenin dile getirlimesi bence demokratik anayasa isteginden dogmus olamaz .</p>
<p>Bugun bu 6 ilkeyi anayasamizdan kaldirsak acaba anayasamiz hemen cok demokratik bir anayasa haline mi gelecek&#8230; Bence hayir ustelik sundan da eminim ki , ne kanunlardaki aciklar , ne antidemokratik yaklasimlar , ne insan haklari ile ilgili kisimlar sayin Üskül un aklindan bile gecmedi bu aciklamalari yaparken .</p>
<p>Ikincisi ,  ulkedeki her iki secmenden birisi istikrari tercih etmisken , bu aciklamalar da iskirari saglamaya yonelik hicbir calisma goremiyorum . Bence bugun Türkiye nin  tartisilmasi gereken acilen mudahale edilmesi gereken bircok onemli konusu var . Ben politikacilardan soz degil icraat bekliyorum ve bircok insanda boyle dusunuyor . Zaten AKP nin secimdeki en buyuk kozu , yaptiklarini soyledilerini icraatleri degil mi ?</p>
<p>Ben kendini muhafazakar demokrat diye tanimlayan bir partinin  , secimlerde  yaklasik %50 secmeni kendi etrafinda toplayan bir partinin  , bu anayasa calismlarindaki performansini cok merak ediyorum . Dusunuyorum ki , AKP uyelerinin ortami gericek aciklamalardan ziyade anayasa ekleyecekleri biz oznesiyle ve Cumhuriyetimiz in temel niteliklerini  koruyacak, onlari saglamlastiracak, sozde degil ozde bir hale getirecek adimlar  atmalariyla bu ulkedeki insanlarin ,onlara oy veren vermeyen herkesin guvenini biraz daha kazanacaklar. Bu tarz girisimler ulkenin istikrarina ve refahina daha cok katkida bulunacaktir .</p>
<p>Not: Arkadaslar lutfen yazimi okuduktan sonra sinirle yargilamadan once benim cahil bir insan oldugumu dusunun ve beni kirmadan bildiklerinizi de bana anlatirsaniz ya da dusunduklerinizi benimle paylasirsaniz hem benim yazma sevkimi kirmamis oluruz hemde bilmedigim ya da daha once hic  dusunemedigim bakis acilarinizi gostemis olursunuz . ilginizden dolayi tesekkur ederim .</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/anlatmacabasi.wordpress.com/19/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/anlatmacabasi.wordpress.com/19/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/anlatmacabasi.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/anlatmacabasi.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/anlatmacabasi.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/anlatmacabasi.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/anlatmacabasi.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/anlatmacabasi.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/anlatmacabasi.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/anlatmacabasi.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/anlatmacabasi.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/anlatmacabasi.wordpress.com/19/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=anlatmacabasi.wordpress.com&blog=358001&post=19&subd=anlatmacabasi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2007/08/11/anayasa-ve-zihniyet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c874beafa73a18c01d725dddab2fa0ec?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">haberk2002</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Zirvedeki çatlak</title>
		<link>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2007/06/14/zirvedeki-catlak/</link>
		<comments>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2007/06/14/zirvedeki-catlak/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jun 2007 15:16:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberk2002</dc:creator>
				<category><![CDATA[Denemeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anlatmacabasi.wordpress.com/2007/06/14/zirvedeki-catlak/</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye bir ülke için hiç yaşanmaması gereken durumu yaşıyor&#8230; İktidar ile ordu arasındaki güvensizlik zirveye tırmanıyor.
Dün Almanya&#8217;nın ünlü Suddeutsche Zeitung gazetesinde yayımlanan, Türkiye&#8217;de kimi gazetecilerin görüşlerinin de aktarıldığı yorumda, TSK&#8217;nın sınır ötesi operasyonu halkın gözünde iktidarı korkak göstermek için istediği iddia ediliyordu. Türkiye&#8217;de çok sayıda gazete yazarı da buna benzer düşünceler içinde.
Geçenlerde bir sağcı gazete [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=anlatmacabasi.wordpress.com&blog=358001&post=18&subd=anlatmacabasi&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Türkiye bir ülke için hiç yaşanmaması gereken durumu yaşıyor&#8230; İktidar ile ordu arasındaki güvensizlik zirveye tırmanıyor.<br />
Dün Almanya&#8217;nın ünlü Suddeutsche Zeitung gazetesinde yayımlanan, Türkiye&#8217;de kimi gazetecilerin görüşlerinin de aktarıldığı yorumda, TSK&#8217;nın sınır ötesi operasyonu halkın gözünde iktidarı korkak göstermek için istediği iddia ediliyordu. Türkiye&#8217;de çok sayıda gazete yazarı da buna benzer düşünceler içinde.<br />
Geçenlerde bir sağcı gazete yazarı Güneydoğu&#8217;da hiç rütbeli askerin ölmemesini tuhaf bulduğunu yazdı. Bir iki gün sonra patlayan mayın bir yarbay ile bir binbaşıyı şehit etti. Kimi AKP yanlısı yazarlar Ulus&#8217;taki patlamayı derin devletin düzenlediğini iddiaya kadar götürdü işi&#8230;<br />
AKP ve yandaşı gazeteciler bir yandan askerin Erdoğan&#8217;ı köşeye sıkıştırmak istediğini yazarken bir yandan da halk arasında TSK&#8217;ya karşı güvensizlik yayıyor.<br />
Tayyip Erdoğan ne diyor:<br />
&#8220;Türkiye&#8217;deki 5 bin terörist halledildi mi ki Kuzey Irak&#8217;taki 500 taneyle uğraşalım.&#8221;<br />
Buyurun size  hem sınır ötesi operasyon isteğine karşı ayak sürüyen hem de askeri küçük düşürmeyi amaçlayan bir cevap.<br />
Askerler yurtdışı operasyon kararlılığında olabilir veya olmayabilir. Bu izni öncelikle karşı tarafta caydırıcılık yaratmak için istiyorlar.<br />
Ama zirvedeki çatlak yüzünden Türkiye bu caydırıcı gücünü kaybediyor. Tehlikeli bir çıkmaza ilerliyoruz&#8230;</p>
<p><strong>Soru: Şehitleri siyasileştirmek doğru mu?</strong><br />
<strong>Soruya soru: Şehitler, kimi siyasetçiler yüzünden şehit olmuyor mu?</strong><br />
<em><font color="#a50000" size="2">Haldun Ertem</font></em></p>
<p><font color="#0a69c9" size="4"><strong>Uçuyorsan ağaç dik</strong></font> Taşımacılık firması TNT Ekspres, çevre konusunda içten bir duyarlık gösteriyor. Dikkat çekecek ilginç uygulamalara girişiyor&#8230;<br />
Örneğin&#8230; TNT Ekspres Türkiye çalışanlarının yaptığı uçuşlar nedeniyle çevreye yayılan karbondioksit emisyonuna karşılık ağaç dikiyor&#8230; O nasıl oluyor diyeceksiniz&#8230;<br />
Firmanın çalışanları Ocak 2007&#8242;den bu yana ne kadar uçuş yapmışlar? Bu ortaya çıkarılıyor. Sonrası şöyle hesaplanıyor:<br />
Bir ağaç hayatı boyunca 1 ton karbondioksit emiyor. Bir uçakla 2 saat seyahat yaparsanız, uçaktan 1 ton karbondioksit gazı salınmış oluyor. Bu uçuş 2 &#8211; 10 saat arasında olursa 2.6 ton, 10 saati geçerse 5.1 ton karbondioksit salınıyor. 2 saatlik uçuş için 1, 2 ile 10 saat arası uçuşlar için 3 ağaç dikiliyor. Nereye mi? TNT Ekspres&#8217;in Gebze&#8217;deki ormanına&#8230; Ağaç sayısı 800&#8242;ü bulmuş. Dışarıdan da isteyenler ormana ağaç dikebiliyor&#8230;</p>
<p><strong>Hükümet şehit cenazelerindeki protestocuları takibe almış&#8230; İşe bakın, askerin kanını dökenleri takip edeceklerine şehide gözyaşı dökenleri takip ediyorlar.</strong><br />
<em><font color="#a50000" size="2">Ahmet Nedim</font></em></p>
<p><font color="#0a69c9" size="4"><strong>Sümerbank notları</strong></font> Mehmet Altun gönderdiği mektupta Ege Bölgesi&#8217;ndeki bazı Sümerbank fabrikalarının öykülerine yer vermiş. Özetleyerek aktarıyoruz:<br />
10 Mayıs tarihli yazınızda siz Manisa Sümerbank arazisinin talanını anlatırken aynı günlerdeki gazeteler İzmir Basma Sanayii&#8217;ne ait makine parçalarının çalındığı haber veriyordu&#8230; Fabrikanın sahibi olan İzmir İl Özel İdaresi, bekçi bulundurmasına rağmen hırsızlıkları önleyemedi.<br />
Bunun üzerine daha önce &#8220;Sanayi Müzesi&#8221; yapılması kararlaştırılan fabrika şimdi satılmayı bekliyor.<br />
&#8230; Nazilli Basma Sanayii&#8217;ni kiralayan işletme, fabrikanın makinelerini yenileyeceğiz bahanesiyle TIR&#8217;lara yükleyerek kaçırıyor, hurdacılara satıyor. Fabrikanın sahibi olan Adnan Menderes Üniversitesi, olayla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulundu ama sonuç alamadı. Denizli Sümerbank&#8217;ın çeşitli maceralardan sonra özelleştirilip Global Holding&#8217;e satılması, hemen ardından fabrikanın kapatılarak arazisinin inşaata açılması bir başka talan.<br />
Bütün bunlardan sonra gelelim yüzümüzü güldüren tek Sümerbank öyküsüne&#8230; Sümerbank İzmir Basma Sanayii, şehrin tam göbeğinde, 165 dönümlük arazisi, katrilyonlarla ifade edilebilecek değeriyle pek çok kişinin ağzını sulandırıyordu. Ancak 19. dönem İzmir İl Genel Meclisi&#8217;nin DSP Grubu ve Rahşan Ecevit&#8217;in büyük destekleriyle bu kişilerin hevesleri kursaklarında kaldı. Fabrika, İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü&#8217;ne tahsis edilerek kamunun hizmetine sunuldu.<br />
Hayırsever hemşerilerimiz Salih İşgören ve eşi Nevval Hanım&#8217;ın 20 milyon doları aşan yardımlarıyla burası şimdi &#8220;Eğitim Kampusu&#8221; haline getiriliyor.<br />
Neler mi yer alacak kampusta? İki adet 300&#8242;er kişilik öğrenci yurdu, Anadolu Güzel Sanatlar Meslek Lisesi, Sosyal Bilimler Meslek Lisesi. Bu okullarda toplam 3 bin halk çocuğu eğitim görecek. Asıl önemlisi, alanın sosyal dokusu korunarak 17 adet amfitiyatro yapılacak.<br />
Adeta çölde bir vaha oluşturulacak.</p>
<p><strong>Habur Sınır Kapısı&#8217;na 40 metre yüksekliğinde 54 metrekarelik bayrak dikilmiş&#8230;</strong><br />
<strong>Kapıda trafiği biraz yavaşlatsak karşı taraf ne dediğimizi daha iyi anlar!</strong></p>
<p class="name"> not:      	<a href="http://www.milliyet.com.tr/2007/06/14/yazar/asik.html">Melih AŞIK</a>   14.06.2007 tarihli milliyet deki yazısı</p>
<p><em><a href="mailto:m.asik@milliyet.com.tr">m.asik@milliyet.com.tr</p>
<p></a></em></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/anlatmacabasi.wordpress.com/18/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/anlatmacabasi.wordpress.com/18/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/anlatmacabasi.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/anlatmacabasi.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/anlatmacabasi.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/anlatmacabasi.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/anlatmacabasi.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/anlatmacabasi.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/anlatmacabasi.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/anlatmacabasi.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/anlatmacabasi.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/anlatmacabasi.wordpress.com/18/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=anlatmacabasi.wordpress.com&blog=358001&post=18&subd=anlatmacabasi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2007/06/14/zirvedeki-catlak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c874beafa73a18c01d725dddab2fa0ec?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">haberk2002</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Berlin Duvarı</title>
		<link>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2007/02/16/berlin-duvari/</link>
		<comments>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2007/02/16/berlin-duvari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Feb 2007 15:38:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberk2002</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anlatmacabasi.wordpress.com/2007/02/16/berlin-duvari/</guid>
		<description><![CDATA[YAPILIŞI
2. Dünya Savaşı´nın bitiminde savaşı kaybeden Almanya ve başkenti Berlin işgal kuvvetlerice Amerikan, Fransız, İngiliz ve Sovyet bölgesi olarak 4&#8242;e bölündü. Kısa süre sonra Batı ittifakı benzer şekilde olan yönetim birimlerini birleştirdi ve tek bir yönetim bölümüne dönüştü. Sovyetler ise bu birleşmeye karşı çıktı. Batılı işgal kuvvetleri Versailles &#8216;ten ders almış ve Almanya´yı tekrar inşaya [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=anlatmacabasi.wordpress.com&blog=358001&post=16&subd=anlatmacabasi&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>YAPILIŞI</p>
<p>2. Dünya Savaşı´nın bitiminde savaşı kaybeden Almanya ve başkenti Berlin işgal kuvvetlerice Amerikan, Fransız, İngiliz ve Sovyet bölgesi olarak 4&#8242;e bölündü. Kısa süre sonra Batı ittifakı benzer şekilde olan yönetim birimlerini birleştirdi ve tek bir yönetim bölümüne dönüştü. Sovyetler ise bu birleşmeye karşı çıktı. Batılı işgal kuvvetleri Versailles &#8216;ten ders almış ve Almanya´yı tekrar inşaya girişmişken Sovyetler intikam duygusuyla hareket etti ve Doğu Almanya´daki Almanları cezalandırmaya girişti. Ekonomisi çok kötü, siyasi yönetimi aşırı otoriter olan Doğu Almanya&#8217;dan Batı&#8217;ya kaçışlar başlamıştı. Sovyetlerden kaçış büyük ölçüde Berlin &#8216;den gerçekleşiyordu. Zamanla tel örgü ve mevzuat değişiklikleri de batıya kaçışı engelleyemez duruma gelmişti. Sovyetler, Batı Berlin&#8217;i Sovyetlerin içinde bir fesat yuvası, kapitalizmin kalesi, karşı propaganda merkezi olarak gördüğü için Berlin Duvarı&#8217;nı örmeyi çözüm olarak benimsedi. Duvarın kendisi 1961 &#8216;de kurulmuştur ancak Doğu ile Batı Almanya arasındaki katı sınır daha 1952 &#8216;de çizilmişti. Amaç, sistemin ihtiyaç duydugu ama sisteme ihtiyaç duymayan eğitimli ve genç insanların kaçmasını engellemekti. Ancak yalnizca Berlin metrosu yoluyla 1955 yılına kadar 1950 &#8216;lerin başında büyük bir ekonomik büyüme yakalayan Batı Almanya&#8217;ya 270.000 insan kaçmıştır. Berlin Duvarı bunun üzerine dönemin SED <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/SED" title="SED"></a> lideri Walter Ulbricht &#8216;in bir şeyler yapılması gerektiği konusunda Sovyet liderlerine danışması ve onaylarını alması sonucu kurulmuştur.</p>
<p>Duvar Doğu Almanya’nın gittikçe daha da kötüleşen ekonomisine ek olarak, genç ve eğitimli kesimin de Batı Berlin’e sürekli geçiş yapmasıyla (1949-1961 yılları arasında sayıları 2.6 milyonu bulmuştur), Doğu Almanya meclisinin kararıyla 12-13 Ağustos 1961’de bir gecede örülmüştür. Planları tamamiyle gizlilik içinde gerçekleşmiştir. Öyle ki SED genel sekreteri Walter Ulbricht’in 15 Haziran 1961 ’de, Doğu Berlin’deki bir konferansta Batı Berlinli muhabir Annamarie Doherr’in sorusuna verdiği yanıtta geçen “Niemand hat die Absicht, eine Mauer zu errichten” (kimsenin bir duvar inşa etmeye niyeti yok) cümlesi bunun açık kanıtıdır. Duvarın ilk oluşturulan hali geçişleri engellemeyince yükseltilmiş mayın tarlaları köpekli askerler gözcü kuleleriyle geçiş tamamen engellenmiştir.</p>
<p align="left">1961 yılında Berlin Duvarı&#8217;nın yerine önce tel örgu çekildi. Daha sonra bu örgünün yerine bugün bilinen Berlin Duvarı inşa edildi ve bu tel örgü duvarın üstüne tekrar çekildi. Doğu ve Bati Berlin&#8217;in arasındaki bu duvar, aslında biri 3.5 digeri 4.5 metrelik iki çelik parçadan oluşuyordu. Doğu tarafına bakan duvar kacmaya yeltenecek insanların kolay görünmesi için beyaza boyanmıştı. Buna karşılık Batı Almanya&#8217;ya bakan taraf ise grafiti ve çizimlerle doluydu. Doğu kısmında duvar boyunca yerde çelik kapanlar ve mayın tarlaları bulunuyordu; her iki tarafa da yüksek gözetleme kuleleri ve lambalar konmuştu. Doğu tarafında motorsikletli ve yaya polisler ve köpekler de kontrol halindeydi. Tüm bu kontrol ve gözetlemelere rağmen, yaklaşık 5000 kişi tüneller, evde yaptıkları balonlar ve bunun gibi yollarla, Dogu&#8217;dan Bati&#8217;ya kaçmayı başardı.</p>
<p> YIKILIŞI</p>
<p>1989 yılı başlarında Doğu Alman Cumhuriyeti hükümeti isteyen Doğu Almanya vatandaşlarının Sovyetler denetiminde diğer Doğu bloğu ülkelerine geçiş yapabilmesine izin verdi. Bu iznin çıkmasıyla binlerce Doğu Alman vatandaşı Polonya , Çekoslavakya, Macaristan , Yugoslavya gibi ülkelerin başkentlerine akın etti ve buralarda bulunan Amerikan, İngiliz, Fransız büyükelçiliklerine sığındı. Daha sonra da bu sığınmacılar özel trenlerle demir perde&#8217;nin gerisinden kaçmaya başladılar. Kaçışın bu kadar yoğun olduğu bir durumda Dogu Almanya hükümeti duruma bir çözüm bulmak için toplandı. Burada yaşayan insanlar artık bu şekilde zaten Doğu Almanya&#8217;dan kaçabildiklerine göre duvarın bir anlamı kalmamıştı.</p>
<p>Doğu Alman hükümeti, duvarın kaldırılmasına onay vermişti. 9 Ağustos 1989 &#8216;da bu kararı halka açıklamak üzere bir basın toplantısı düzenlendi. Karar açıklandığı andan itibaren duvarın iki tarafında yüzbinlerce insan birikmişti. Gece yarısına doğru hükümet ilk olarak Brandenburg Kapısı &#8216;ndan başlayarak barikatları ve geçiş önlemlerini kaldırdı. Her iki Almanya tarafından yaklaşan insanlar önlerine Rus askerlerinin çıkıp onlara engel olmamasıyla beraber duvarın üzerinde buluştular. İnsan seli bir saat içinde yüzbinlere ulaştı ve ardından sınırın kalkmasıyla beraber Batı tarafından gelen dozerlerle duvar tamamen yıkıldı ve tarih oldu. Alman Demokratik Cumhuriyeti de duvardan sonra çok fazla dayanmamış, 13 Ekim 1990´da resmen sona ermiştir.</p>
<p class="thumb tright">
<p class="thumbinner" style="width:182px;"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Berlin_duvari_yikilirken.jpg" class="internal" title="Büyüt"></a></p>
<p class="thumbcaption">&nbsp;</p>
<p>Duvar yıkıldıktan bir süre sonra yapılan ankette halkın bir kısmının duvar yıkılmadan önce daha memnun olduğu görülmüştür. Sebebi ise, Doğu tarafında insanlar eğitim, sağlık gibi hizmetleri devletten parasız alır, sosyalizmin nispeten eşit koşullarında ivmelenirken duvarın yıkılmasıyla beraber bu tarz hizmetlerin eksikliğini duymaya, Batı Almanya&#8217;nın kapitalist sistemle, rekabet ortamıyla yetişmiş bireyleriyle rekabet edememeye başlamışlardı. Zira eğitime yatırılan yatırımlar da Doğu&#8217;da Batı&#8217;ya oranla çok azdı. Batı tarafındakiler ise Doğu&#8217;nun yapılandırılmasına yönelik ek vergilerden rahatsızlık duymaktaydılar Kaynak: vikipedi</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/anlatmacabasi.wordpress.com/16/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/anlatmacabasi.wordpress.com/16/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/anlatmacabasi.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/anlatmacabasi.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/anlatmacabasi.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/anlatmacabasi.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/anlatmacabasi.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/anlatmacabasi.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/anlatmacabasi.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/anlatmacabasi.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/anlatmacabasi.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/anlatmacabasi.wordpress.com/16/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=anlatmacabasi.wordpress.com&blog=358001&post=16&subd=anlatmacabasi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2007/02/16/berlin-duvari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c874beafa73a18c01d725dddab2fa0ec?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">haberk2002</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Basketbol</title>
		<link>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/09/06/basketbol/</link>
		<comments>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/09/06/basketbol/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2006 15:13:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberk2002</dc:creator>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/09/06/basketbol/</guid>
		<description><![CDATA[Basketbol, bütün dünyada en çok sevilen sporlardan biridir. Türkiye’de futboldan sonra en çok basketbol karşılaşmaları izlenir. Basketbol, 19. yüzyılın sonunda ABD&#8217;de oynanmaya başladı. Daha sonra Kanada, Fransa, İngiltere ve dünyanın öteki ülkelerine yayıldı. 1936&#8242;da Olimpiyat Oyunları arasında yer aldı.
Basketbol, çoğunlukla kapalı salonda oynanır. Dikdörtgen biçimindeki basketbol alanının tabanı sert tahtadan yapılır. Alanın boyutları değişiklik göstermekle [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=anlatmacabasi.wordpress.com&blog=358001&post=13&subd=anlatmacabasi&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><b>Basketbol</b>, bütün dünyada en çok sevilen sporlardan biridir. Türkiye’de futboldan sonra en çok basketbol karşılaşmaları izlenir. Basketbol, 19. yüzyılın sonunda ABD&#8217;de oynanmaya başladı. Daha sonra Kanada, Fransa, İngiltere ve dünyanın öteki ülkelerine yayıldı. 1936&#8242;da Olimpiyat Oyunları arasında yer aldı.</p>
<p>Basketbol, çoğunlukla kapalı salonda oynanır. Dikdörtgen biçimindeki basketbol alanının tabanı sert tahtadan yapılır. Alanın boyutları değişiklik göstermekle birlikte, ideal boyutlar 26 m x 14 m’dir. Oyun alanı bir orta çizgiyle ikiye ayrılır. Bu çizginin tam ortasında, orta yuvarlak denen bir daire çizilidir. Basketbol alanının karşılıklı olarak kısa kenar çizgilerinde birer pota bulunur. Pota, kenar çizgisinden 1,2 metre içeridedir ve 1,8 m x 1,2 m boyutlarında bir sac levhadır. Pota üzerinde, yerden 3,05 metre yükseklikte bir sepet vardır. Sepet, 45 cm çapında demir bir çember ile buna asılı, alt kısmı açık, beyaz bir fileden oluşur. Basketbol elle oynanır ve atılan top yukarıdan çembere girip fileden geçerek aşağıya düşünce sayı olur. Basketbol topunun çevresi yaklaşık 75-78 cm, ağırlığı 600-650 gram kadardır.</p>
<p class="headlineStory">
<table cellPadding="0" cellSpacing="0" style="clear:right;background:0 50%;float:right;margin-bottom:0.5em;padding:0.5em 0 0.8em 1.4em;">
<tr>
<td>
<table summary="Konu başlıkları" class="toc">
<tr>
<td></td>
</tr>
</table>
<p>    //</td>
</tr>
</table>
<p>Basketbol beşer kişilik iki takımla oynanır. Her takımın en çok yedi yedek oyuncusu bulunabilir. Oyuncu, oyunun durduğu herhangi bir anda değiştirilebilir ve oyuncu değiştirmede bir sınırlama yoktur. Genelde takımdaki beş oyuncunun ayrı ayrı görevleri vardır. Her oyuncu atış yapabilir ve karşı takımın hücumu sırasında da savunma yapması zorunludur. Oyuncular alanda, bir orta, iki ileri ve iki savunma oyuncusu olarak yerini alır. En uzun boylu oyuncu, genellikle orta oyuncusu olarak seçilir. Karşılaşma, oyunun ve her devrenin başlangıcında hakemin, topu orta yuvarlakta havaya atmasıyla başlar. Topun, iki takımdan birer oyuncu arasında, iki oyuncunun da sıçrayabileceğinden daha yukarıya atılması gerekir. Top en yüksek noktasına ulaştıktan sonra, iki rakip oyuncu sıçrayarak topu kendi takımına kazandırmaya çalışır. Topu kapan takım paslaşarak ya da top sürerek rakip takımın potasına doğru ilerler. Topa sahip olan oyuncu, takım arkadaşıyla paslaşmadan önce bir adım atabilir. Top sürme, her adımda bir topu yerde sektirerek yapılır. Top sürerek ilerleyen oyuncu durup topu tuttuktan sonra ya pas vermek ya da sepete atış yapmak zorundadır. Yeniden top sürerek oyuna devam edemez, devam ederse &#8220;çifte sürme&#8221; diye adlandırılan bir hataya yol açmış olur.</p>
<p>Oyuncu topu potaya herhangi bir noktadan ve açıdan atabilir. Sıçrayarak topu doğrudan doğruya sepetin içine de bırakabilir. Savunma yapan oyuncu, atış yapanı, faul yapmadan engellemeye çalışır. Topun çemberden girmesine &#8220;basket&#8221; denir. Üç sayı çizgisi adı verilen yarım dairenin dışından yapılan isabetli atışlar üç sayı kazandırır. Üç sayı çizgisi içinden yapılan atışlar ise iki sayıdır. Sayıdan sonra karşı takım pota altından oyunu başlatır. Kenar çizgisinin dışında topu alan oyuncu, beş saniye içinde alandaki takım arkadaşlarından birine atarak topu oyuna sokmak zorundadır. Topu alan oyuncunun ise, 10 saniye içinde topu karşı yarı alana taşıması gerekir. Bunu yapamazsa top rakip takıma geçer ve rakip takım topu yandan oyuna sokar. Bir takım topu rakip yarı alana geçirdikten sonra, topu bir daha kendi alanına geri taşıyamaz. Bunu yaparsa bir kuralı çiğnemiş olur.</p>
<p>Faul. Basketbol oyununda fauller kişisel ve teknik faul olarak ikiye ayrılır.Karşı takımın oyuncusunu tutmak, itmek, çelme takmak gibi hareketler kişisel faullerdir. Kişisel fauller de üçe ayrılır. Kasten ve belirgin biçimde yapılmamış faullere olağan fauller denir. Rakip takımın iki oyuncusunun aynı anda birbirine faul yaparsa, karşılıklı faul olur. Bir takımın iki oyuncusunun karşı takımın bir oyuncusuna aynı anda faul yapması da çoklu faul olarak adlandırılır. Fauller, kenar çizgisinden oyuna sokulmak üzere topun karşı takıma verilmesi ya da karşı takımın serbest atışlar kullanması biçiminde cezalandırılır. Kasıtlı faullerde iki serbest atış hakkı verilir. Serbest atışta top çemberden geçerse, atışı yapan takım bir sayı kazanır. Serbest atışları, faul yapılan kişi kendisi kullanmak zorundadır. İki oyuncunun birbirine aynı anda faul yapması olan çifte faulde, top orta yuvarlaktaki hava atışıyla oyuna sokulur. Bir oyunda beş faul yapan oyuncu oyun dışı kalır.</p>
<p>Oyunu geciktirmek, potayı tutmak, sportmence olmayan davranışlarda bulunmak ya da aynı anda oyunda beşten fazla oyuncu bulundurmak gibi durumlarda, hakemler teknik faul verebilirler. Teknik faul için verilen serbest atışı cezasını, karşı takımdan herhangi bir oyuncu kullanabilir. Bu serbest atıştan sonra genellikle atışı yapan takım orta kenar çizgisinden topu oyuna sokar.</p>
<p>Kural çiğneme. Bir basketbol maçında, oyun kurallarına aykırı olan hafif hatalara kural çiğneme denir. Kural çiğneme durumunda top rakip takıma verilir. Serbest atış alanında üç saniyeden fazla kalma, çifte sürme, topu yere vurmadan birden fazla adım atma, topu tekmeleme ya da topa yumrukla vurma, kural çiğnemedir. Topa son dokunan oyuncu, topu alan dışına çıkardığında ya da top kendindeyken sınır çizgisine bastığında da kuralı çiğnemiş olur. Topa sahip olan takım 24 saniye içinde potaya atış yapmak zorundadır. Bu süreyi değerlendiremezse top karşı takıma geçer.</p>
<p>saniye içinde kendi alanından çıkmasını engellemek ya da kötü bir pas atmaya zorlamaktır.</p>
<p>Basketbol karşılaşmalarını, iki orta hakemi, bir sayı hakemi, bir üç saniye hakemi ve bir de saat hakemi yönetir.</p>
<p>Basketbol karşılaşması, genellikle 10’şar dakikadan oluşan 4 periyottan ve 2 devreden oluşur. İki devre arasında 15 dakika ara verilir. Beraberlik durumunda beşer dakikalık uzatma devreleri oynanır. Topun kurallara uygun olarak oyuna girmesiyle karşılaşma saati işlemeye başlar. Herhangi bir nedenle oyun durduğunda, saat de durur. Hakemin kolunu yumrukla yukarı kaldırması faulü işaret eder. Açık elle kaldırılan kol ise mola istendiğini gösterir. Mola, bir takımın koçunun istediği kısa aradır. Koç takımının oyuncularına taktik vermek için mola alır. Takımlar bir maç sırasında beş mola alabilir. Maç uzaması durumunda, her uzatma devresinde takımlara birer mola hakkı daha verilir.</p>
<p>kaynak:vikipedi</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/anlatmacabasi.wordpress.com/13/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/anlatmacabasi.wordpress.com/13/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/anlatmacabasi.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/anlatmacabasi.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/anlatmacabasi.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/anlatmacabasi.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/anlatmacabasi.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/anlatmacabasi.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/anlatmacabasi.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/anlatmacabasi.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/anlatmacabasi.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/anlatmacabasi.wordpress.com/13/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=anlatmacabasi.wordpress.com&blog=358001&post=13&subd=anlatmacabasi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/09/06/basketbol/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c874beafa73a18c01d725dddab2fa0ec?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">haberk2002</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Aynı Dizi, Aynı Karakter ! Ne İş?</title>
		<link>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/08/17/ayni-dizi-ayni-karakter-ne-is/</link>
		<comments>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/08/17/ayni-dizi-ayni-karakter-ne-is/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Aug 2006 15:49:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberk2002</dc:creator>
				<category><![CDATA[Denemeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/08/17/ayni-dizi-ayni-karakter-ne-is/</guid>
		<description><![CDATA[Bugünlerde televizyon izliyor musunuz ? Tatilde olduğum için ben sabahtan akşama kadar televizyon izleme şansı buluyorum. Emin olun şansımı iyi de kullanıyorum. Bu yazımı televizyon programları hakkında yazmak istiyorum.
Beni televizyon programları  hakkında yazmaya iten şey nedir diye merak edenleriniz varsa hemen açıklayayım. Benimle beraber tv kanallarıda sezon tatilinde oldukları için ne yazik ki butun [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=anlatmacabasi.wordpress.com&blog=358001&post=11&subd=anlatmacabasi&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Bugünlerde televizyon izliyor musunuz ? Tatilde olduğum için ben sabahtan akşama kadar televizyon izleme şansı buluyorum. Emin olun şansımı iyi de kullanıyorum. Bu yazımı televizyon programları hakkında yazmak istiyorum.</p>
<p>Beni televizyon programları  hakkında yazmaya iten şey nedir diye merak edenleriniz varsa hemen açıklayayım. Benimle beraber tv kanallarıda sezon tatilinde oldukları için ne yazik ki butun kanallar eski ve tozlu bantlarını tekrar raflardan indirdiler desem yeridir.Şöyle hızlı bir zapla gördüklerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Hemen hemen bütün kanllarda eski dizi furyası hızla devam ediyor. Bir İstanbul Masalı, Asmalı Konak, Çicek Taksi, Kuzenlerim, Cennet Mahallesi (eski bolümler) vs&#8230; saymakla bitmeyen eski dizi furyası devam ediyor. Aslında bu normal gibi gorünen  bir olay. Tatil sezonu o yüzden tv izlenme oranları düşük ve yeni yapımların yeni sezona ayrılması. Bunlar mantıklı sebepler olabilir ama bir yere kadar bence. Çünkü tatile giden ya da tv izlemeyen insanlar kadar yaz tatili boyunca tv izleyen tatilini evde geçiren insanlar da var.</p>
<p>Hiç mi birşey yapılmıyor? Hayır , kimseye haksızlık yapmak istemem . Yaz sezonu boyunca harıl harıl çalışan produktörlerde yok degil. Yeni projelerde çıkmıyor degil hani ama sayıları kısıtlı . Hangi kanalı açsak miladi tukenmis diziler tekrar tekrar oynatılıyor. Tabii bazılarına kolay geliyor eski bi kaseti koy videoya oynasın dursun ne olsa birileri izler.</p>
<p>Takip edebildigim kadarıyla bazı Avrupa ve Amerika kanalları bu konuda daha farklı davranarak sezon içi calışmalarını pek yavaşlatmadan yaz sezonunda da iyi işler çıkartıyorlar.Bu değerlendirmem yalnızca diziler ya da filmler için değil tabii ki haber bültenleri konusunda da aynı fikirdeyim. Şöyle ki aynı haber bültenlerini izlemiyoruz tabii ki ancak aynı haberleri izliyoruz sabahtan akşama kadar. Örneğin sabah haberlerinde ne varsa akşam haberlerinde de aynen geçiyor.Ben bir gün boyunca haberlerin aynı kaldığına inanmıyorum.</p>
<p>Bakın taraflı bir yazı olmuş olabilir. Ama şunuda belirtiyorum bunlar benim şahsi fikirlerim. Yinede yaz boyunca da televizyon izleyenler olduğu düşünülmelidir bence. Televizyon kanalları, yaz sezonunu kalite düşürme , tembellik sezonu olarak görmemelidirler çünkü o esnada bir sürü insana saygısızlık etmekdedirler. Ben bi tv izleyecisi olarak tv kanallarından ve produktörlerden daha kaliteli, yeni ,etkileyici programlar istiyorum yaz sezonu için. Bence ne olursa olsun  yaz sezonu dizilerin eski bölüleri sezonu olmamalıdır . Böyle oldugu sürece izleyici profili değişecek gerçek kaliteli programlar artık yavaş yavaş izleyicisini kaybedecektir. Çünkü halkımız herhangi bir programa alıştığı zaman sorgusuz sualsiz peşinden gitmektedir.( bakınız BBG , Gelinim Olur musun vs&#8230; )</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/anlatmacabasi.wordpress.com/11/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/anlatmacabasi.wordpress.com/11/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/anlatmacabasi.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/anlatmacabasi.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/anlatmacabasi.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/anlatmacabasi.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/anlatmacabasi.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/anlatmacabasi.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/anlatmacabasi.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/anlatmacabasi.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/anlatmacabasi.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/anlatmacabasi.wordpress.com/11/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=anlatmacabasi.wordpress.com&blog=358001&post=11&subd=anlatmacabasi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/08/17/ayni-dizi-ayni-karakter-ne-is/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c874beafa73a18c01d725dddab2fa0ec?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">haberk2002</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>17 Ağustos Dersi&#8230;</title>
		<link>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/08/16/17-agustos-dersi/</link>
		<comments>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/08/16/17-agustos-dersi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Aug 2006 20:26:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberk2002</dc:creator>
				<category><![CDATA[Denemeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/08/16/17-agustos-dersi/</guid>
		<description><![CDATA[
Bu yazıya aslında hiç hazırlanmadan başladım. Haberlerde şu an yazacaklarımla ilgili bir haber izledim ve o anda şimşekler çaktı beynimde desem yeridir. 17 agustos tarihinin özellikle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlari için önemi vardır. Çünkü bundan tam 7 yıl önce çok vahim bir gerçekle karşılaştık o gün. Doğa bize her zamanki gibi dersimizi vermişti. Bu dersin sonuçları [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=anlatmacabasi.wordpress.com&blog=358001&post=9&subd=anlatmacabasi&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><img src="http://anlatmacabasi.files.wordpress.com/2006/08/deprem.thumbnail.jpg?w=121&#038;h=96" alt="deprem.jpg" height="96" width="121" /></p>
<p>Bu yazıya aslında hiç hazırlanmadan başladım. Haberlerde şu an yazacaklarımla ilgili bir haber izledim ve o anda şimşekler çaktı beynimde desem yeridir. 17 agustos tarihinin özellikle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlari için önemi vardır. Çünkü bundan tam 7 yıl önce çok vahim bir gerçekle karşılaştık o gün. Doğa bize her zamanki gibi dersimizi vermişti. Bu dersin sonuçları çok agır olmuştu.</p>
<p>Öncelikle 17 Ağustos depreminde hayatını yitirenler için Allah&#8217;tan rahmet dileyerek ve  ailerine başsaglığı dileyerek başlamak istiyorum .Evet 17 Ağustos bizim için çok acı bir gündür. Ülke olarak gayet ağır bir sınavdan geçtik. Deprem sonuçları itibari ile de yıkıcılığıylada büyük bir depremdi . Türkiye tarihinin önemli depremleri arasında yerini aldı . Hatta bu deprem Richter ölçegi degerlerine göre 7,4 lük derecesi ile son yıllarda yurdumuzu etkileyen en büyük depremdir.</p>
<p><img src="http://anlatmacabasi.files.wordpress.com/2006/08/image1.thumbnail.jpg?w=128&#038;h=80" alt="image1.jpg" height="80" width="128" /></p>
<p>Bu yazımda 17 Ağustos depremine baska bir açıdan bakmak istiyorum . Hertürlü doğal afet (sel, deprem, toprak kayması&#8230;) insanlık tarihinde büyük kayıplara yol açmakla beraber insanlığa doğayla savaşma yeteneği  ve her savaştan sonra gerçek ve önemli tecrübeler sağlamaktadır. Dünyanın her ülkesinde her karış toprağında  bu tür olaylar meydana gelmektedir ki  bu olayları önceden durdurmak veya tahmin etmek büyük ölçüde olanaksızdır. Ancak önemli nokta şudur ki: bazı şeylerin engellenememesi onlara karşı bazı önlemler almamızı engellemez.</p>
<p>Varmak istediğim nokta ise  şu: ülkemiz deprem kuşagında olmasına karşın ve gelecek 30 yıl içinde büyük bir deprem olma ihtimalinin % 60 olduğu gerçeginin tam ortasında olmamıza rağmen ve üstüne  7 yıl önce gayet yıkıcı bir deprem yaşamamıza rağmen  bugün hala gerekli önlemlerin alınmadığı gözlenmekte ve insanlarımız canları çok büyük tehlikelere atılmaktadır.</p>
<p>Bu noktada ülke olarak başımıza bir iş gelmeden önlemler  almadığımızı ve hep iş işten geçtikten sonra vah tuh dediğimizi hatırlarmak isterim.</p>
<p>Gelişmiş ülkeler bu konularda bizden daha önde oldukları için biz onlara gelişmiş ülkeler diyoruz. Bu yüzden insanların yaşam standartları bizimkine oranla daha yüksek.Örneğin, Japonya bizden daha tehlikeli bir deprem kuşağı üstünde bulunuyor ve bizden daha çok deprem yaşıyor. Ancak istatistiklere bakıldığında aynı büyüklükdeki deprem sonuçlarının bizde daha yıkıcı ve ölümcül olduğu açıkca görünmektedir. Peki neden ? İşte olayın sırrı burda yatmakdatır. kimse bu sorunun cevabını araştırmıyor. Tabii ki araştıranlarda var ancak onlarda bir şekilde engelleniyor çünkü birilerinin çıkarları zarar görüyor bu tür araştırmalar yüzünden. Ancak şu gerçek unutulmamalıdır ki : toplumun kaderini, geleceğini etkileyecek oyunlar oynayanlar bunun sonuçları ile ergeç yüzleşecekler. Şimdi tekrar asıl konumuza dönelim.</p>
<p>Peki neden ? Soru bu ve aslında cevabın ve çözümün kendisi de bu .Eğer bugüne kadar yaşadığımız birkaç olayldan dersler almış olsaydık, belki de daha acı olaylarla karşılaşmak zorunda kalmazdık. Örneğin deprem gerçeğini kabul eden Japonya ona karşı gelmek yerine onunla yaşamayı ögrenmiş ve ve bu tekniklerini günlük hayata entegre ederek depremlerin hazin sonuçlarının min seviyeye çekmiş ve hala çekmeye devam etmektedirler. Esnek bina kavramı Japonlar tarafından deprem sayesinde ortaya çıkarılmıştır ve bu esnek binalar deprem sırasında yıkılmayıp , esneyerek birçok insan hayatı kurtarmıştır.</p>
<p>Bugün bilimadamları üzerinden 7 yıl gibi önemi bir süre geçmiş olmasına rağmen 17 Ağustos depreminin sonuçlarını iyi bir şekilde analiz yapılmadığından ve  gerekli önlemlerin alınmadığından şikayetçilerdir.İstanbul Valisi Muammer Güler , şehrin yeniden yapılanması gerektiğini söylerek olayın ciddiyeti konusunda bir fikir vermiştir.</p>
<p>Evet 17 Ağustos depremi Türkiye nin yüzleşmesi gerekn önemli bir gerçektir.Tabii ki acılarımız dinmedi . Birçok kardeşimiz, dedemiz, annemiz, babamız hayatını kaybetti onları unutmayacagız. Ama artık geriye bakmanın pek bi faydası yok bize . Önümüze bakıp  bu olaylardan ders almasını bilmeliyiz . Derslerimizde çıkarımlar yaparak gerekli önlemleri almalıyz , gerekli çalışmaları yapmalıyız ki bir daha annelerimiz kardeşlerimiz dedelerimiz ölmesinler. İnsan hayatı bu kadar olduğu kadar ucuz olmamalıdır. Yaşam standartları bu kadar düşük olmamalı ve bizler bunun olmaması için birşeyler yapmalıyız.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/anlatmacabasi.wordpress.com/9/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/anlatmacabasi.wordpress.com/9/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/anlatmacabasi.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/anlatmacabasi.wordpress.com/9/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/anlatmacabasi.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/anlatmacabasi.wordpress.com/9/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/anlatmacabasi.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/anlatmacabasi.wordpress.com/9/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/anlatmacabasi.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/anlatmacabasi.wordpress.com/9/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/anlatmacabasi.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/anlatmacabasi.wordpress.com/9/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=anlatmacabasi.wordpress.com&blog=358001&post=9&subd=anlatmacabasi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/08/16/17-agustos-dersi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c874beafa73a18c01d725dddab2fa0ec?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">haberk2002</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://anlatmacabasi.files.wordpress.com/2006/08/deprem.thumbnail.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">deprem.jpg</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://anlatmacabasi.files.wordpress.com/2006/08/image1.thumbnail.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">image1.jpg</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Quentin Tarantino&#8230;</title>
		<link>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/08/15/quentin-tarantino/</link>
		<comments>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/08/15/quentin-tarantino/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Aug 2006 20:52:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberk2002</dc:creator>
				<category><![CDATA[Profil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/08/15/quentin-tarantino/</guid>
		<description><![CDATA[Tarantino   Knoxville, Tennessee&#8216;de doğdu.   Babası İtalyan   asıllı aktör ve müzisyen Tony Tarantino, annesi de yarı İrlandalı   yarı Çeroki (Cheerokee) kızılderilisi olan Connie McHugh&#8216;tır. Quentin&#8217;in doğumundan kısa   süre sonra annesi, müzisyen Curt Zastoupil ile evlenmiştir. Daha   sonraları Quentin üvey babasıyla çok güçlü bağlar kurmuştur.
1968 [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=anlatmacabasi.wordpress.com&blog=358001&post=7&subd=anlatmacabasi&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><span>Tarantino   <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Knoxville%2C_Tennessee&amp;action=edit" title="Knoxville, Tennessee"><span>Knoxville</span><span>, Tennessee</span></a>&#8216;de doğdu.   Babası <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0talyan" title="İtalyan"><span>İtalyan</span></a>   asıllı aktör ve müzisyen <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Tony_Tarantino&amp;action=edit" title="Tony Tarantino"><span>Tony Tarantino</span></a>, annesi de yarı <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0rlanda" title="İrlanda"><span>İrlandalı</span></a>   yarı <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Cherokee&amp;action=edit" title="Cherokee"><span>Çeroki (Cheerokee)</span></a> kızılderilisi olan <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Connie_McHugh&amp;action=edit" title="Connie McHugh"><span>Connie McHugh</span></a>&#8216;tır. Quentin&#8217;in doğumundan kısa   süre sonra annesi, müzisyen <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Curt_Zastoupil&amp;action=edit" title="Curt Zastoupil"><span>Curt Zastoupil</span></a> ile evlenmiştir. Daha   sonraları Quentin üvey babasıyla çok güçlü bağlar kurmuştur.</span></p>
<p><span>1968 yılında <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=San_Gabriel_Valley&amp;action=edit" title="San Gabriel Valley"><span>San Gabriel Valley</span></a> bölgesinde anaokuluna başladı. 1971 yılında aile <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Los_Angeles" title="Los Angeles"><span>Los Angeles</span></a>&#8216;in <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=South_Bay%2C_Los_Angeles&amp;action=edit" title="South Bay, Los Angeles"><span>South Bay</span></a> bölgesindeki <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=El_Segundo&amp;action=edit" title="El Segundo"><span>El Segundo</span></a>&#8216;ya taşındı. Tarantino buradaki Hawthorne Hıristiyan Okulu&#8217;na devam etti. Onaltı yaşında  <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Harbor_City%2C_Kaliforniya&amp;action=edit" title="Harbor City, Kaliforniya"><span>Harbor City</span><span>, Kaliforniya</span></a>&#8216;daki  Narbonne Lisesi&#8217;nden ayrılarak oyunculuk öğrenmek için <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=James_Best&amp;action=edit" title="James Best"><span>James Best</span></a> tiyatro grubuna katıldı.</span></p>
<p><span>22 yaşında ilk senaryosu olan <i>Captain Peachfuzz and the Anchovy Bandit</i> &#8216;i yazdı. 1984 yılında <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Manhattan&amp;action=edit" title="Manhattan"><span>Manhattan Beach</span></a>&#8216;teki tanınmış <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Video_Archives&amp;action=edit" title="Video Archives"><span>Video Archives</span></a> adlı video kaset dükkanında kasiyer olarak çalışmaya başladı. Burada çalışırken tanıştığı <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Roger_Avary&amp;action=edit" title="Roger Avary"><span>Roger Avary</span></a> ile daha sonraları birlikte çalışacaktı. Aktörlük üzerine <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Beverly_Hills&amp;action=edit" title="Beverly Hills"><span>Beverly Hills</span></a>&#8216;teki <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Allen_Garfield&amp;action=edit" title="Allen Garfield"><span>Allen Garfield</span></a>&#8216;in <i>Actor&#8217;s Shelter</i> &#8216;ında çalışmaya devam etse de daha çok senaristliğe yoğunlaştı.</span></p>
<p><span>1993&#8242;de gösterime giren <i><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=True_Romance&amp;action=edit" title="True Romance"><span>True Romance</span></a></i> &#8216;in satışıyla dikkatleri topladı. Bir Hollywood partisinde tanıştığı <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Lawrence_Bender&amp;action=edit" title="Lawrence Bender"><span>Lawrence Bender</span></a> Tarantino&#8217;yu bir film yazması konusunda cesaretlendirdi. Sonuç olarak ortaya son akımları takip eden, oldukça nükteli, kana bulanmış bir soygun filmi olan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Rezervuar_K%C3%B6pekleri" title="Rezervuar Köpekleri"><span>Rezervuar Köpekleri (<i>Reservoir Dogs</i>)</span></a> (1992) çıktı. Bu film Tarantino&#8217;nun sonraki filmlerinin tarzının da öncüsü olacaktı. Senaryoyu okuyan yönetmen <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Monte_Hellman&amp;action=edit" title="Monte Hellman"><span>Monte Hellman</span></a> <i>Live Entertainment</i> &#8216;ın filme para yatırmasını sağladığı gibi Tarantino&#8217;nun yönetmenliğine de yardımcı oldu. Lawrence Bender ile aynı kursa giden eşinden projeyi öğrenen <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Harvey_Keitel" title="Harvey Keitel"><span>Harvey Keitel</span></a> de senaryoyu okuduktan sonra hem filmde rol aldı, hem de yapımcılığı üstlendi.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:From_Dusk_Till_Dawn.jpg" title="Quentin Tarantino ve George Clooney  Gün Batımından Şafağa (From Dusk Till Dawn) (1996) da Gecko Kardeşler rolünde."><span><!--[if gte vml 1]&amp;gt;                                                  --><!--[if !vml]--><span><br />
</span><!--[endif]--></span></a></span></p>
<p><i><span>Rezervuar Köpekleri</span></i><span> &#8216;nin başarısından sonra Hollywood yapımcıları Tarantino&#8217;ya <i><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Speed_%28film%29&amp;action=edit" title="Speed (film)"><span>Speed</span></a></i> ve <i><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Men_in_Black_%28film%29&amp;action=edit" title="Men in Black (film)"><span>Men in Black</span></a></i> gibi filmlerin de dahil olduğu bir dizi proje sundu. Tarantino ise <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ucuz_Roman_%28film%29" title="Ucuz Roman (film)"><span>Ucuz Roman <i>(Pulp Fiction)</i></span></a> senaryosu üzerinde çalışmak için <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Amsterdam" title="Amsterdam"><span>Amsterdam</span></a>&#8216;a gitti. Film 1994 <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Cannes_Film_Festivali" title="Cannes Film Festivali"><span>Cannes Film Festivalinde</span></a> <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Alt%C4%B1n_Palmiye&amp;action=edit" title="Altın Palmiye"><span>Altın Palmiye</span></a> ödülünü kazandı. <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Steven_Soderbergh&amp;action=edit" title="Steven Soderbergh"><span>Steven Soderbergh</span></a>&#8216;in Altın Palmiye ödüllü <i><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Sex%2C_lies%2C_and_videotape&amp;action=edit" title="Sex, lies, and videotape"><span>Seks, video ve yalanlar</span></a></i> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Michael_Moore&amp;action=edit" title="Michael Moore"><span>Michael Moore</span></a>&#8216;un <i><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Roger_and_Me&amp;action=edit" title="Roger and Me"><span>Roger and Me</span></a></i> filmleriyle birlikte bağımsız sinema endüstrisine yeni bir soluk getiren bu film, bağımsız filmlerin de gişe başarısı kazanabileceğini gösterdi. <i>Ucuz Roman</i>, karmaşık kurguya sahip ve benzer şekilde acımasız nüktesi olan bir filmdi. Oyuncularının başarılarıyla da ilgi çeken film <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/John_Travolta" title="John Travolta"><span>John Travolta</span></a>&#8216;nın kariyerini de canlandırmıştır. <i>Ucuz Roman</i> Tarantino ve Avary&#8217;ye En iyi özgün senaryo <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Oskar&amp;action=edit" title="Oskar"><span>Oskar</span></a>&#8216;ını da kazandırmış ve en iyi film <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Oskar&amp;action=edit" title="Oskar"><span>Oskar</span></a>&#8216;ına aday olmuştur.</span></p>
<p><i><span>Ucuz Roman</span></i><span> &#8216;dan sonra, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Allison_Anders&amp;action=edit" title="Allison Anders"><span>Allison Anders</span></a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Alexandre_Rockwell&amp;action=edit" title="Alexandre Rockwell"><span>Alexandre Rockwell</span></a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Robert_Rodriguez&amp;action=edit" title="Robert Rodriguez"><span>Robert Rodriguez</span></a> ile ortaklaşa yapılan <i><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%B6rt_Oda_%28film%29" title="Dört Oda (film)"><span>Dört Oda (Four Rooms)</span></a></i> &#8216;un dördüncü öyküsünü ve <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Alfred_Hitchcock_Presents&amp;action=edit" title="Alfred Hitchcock Presents"><span>Alfred Hitchcock Presents</span></a> &#8216;te <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Steve_McQueen&amp;action=edit" title="Steve McQueen"><span>Steve McQueen</span></a>&#8216;in rol aldığı öykünün yeniden çekimi olan <i>The Man from Hollywood</i> &#8216;u yönetti.</span></p>
<p><span>Sonraki filmi, akıl hocası <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Elmore_Leonard&amp;action=edit" title="Elmore Leonard"><span>Elmore Leonard</span></a>&#8216;ın <i>Rum Punch</i> adlı romanından uyarladığı <i><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Jackie_Brown_%28film%29" title="Jackie Brown (film)"><span>Jackie Brown</span></a></i> &#8216;dır. <i><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Siyah_s%C3%B6m%C3%BCr%C3%BC_sinemas%C4%B1&amp;action=edit" title="Siyah sömürü sineması"><span>Siyah sömürü sineması</span></a> (Blaxploitation)</i> sinema tarzına atıfta bulunan bu filmde, 1970&#8242;lerde bu tarz filmlerin yıldızlarından olan <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Pam_Grier&amp;action=edit" title="Pam Grier"><span>Pam Grier</span></a> de rol almıştır. Tarantino 1998&#8242;de <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Broadway&amp;action=edit" title="Broadway"><span>Broadway</span></a> sahneleriyle ilgilenmeye başlamış ve tekrar sahnelenen <i><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Wait_Until_Dark&amp;action=edit" title="Wait Until Dark"><span>Wait Until Dark</span></a></i> &#8216;da rol almıştır.</span></p>
<p><span>Daha sonra <i><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Inglorious_Bastards&amp;action=edit" title="Inglorious Bastards"><span>Inglorious Bastards</span></a></i> adlı bir savaş filmi yapmayı planladı ancak bu projeyi <i><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kill_Bill" title="Kill Bill"><span>Kill Bill</span></a></i> filmini yazıp yönetmek için erteledi. <i>Kill Bill</i> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kill_Bill:_Vol.1" title="Vol.1"><span>Vol.1</span></a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kill_Bill:_Vol.2" title="Vol.2"><span>Vol.2</span></a> adıyla iki ayrı film olarak gösterime girmiştir. Bu film <i><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Wuxia_sinemas%C4%B1&amp;action=edit" title="Wuxia sineması"><span>Wuxia</span></a></i> (<a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C3%87in_Sinemas%C4%B1&amp;action=edit" title="Çin Sineması"><span>Çin</span></a> dövüş sanatları filmi), <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Japon_sinemas%C4%B1&amp;action=edit" title="Japon sineması"><span>Japon sineması</span></a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Spaghetti_Western&amp;action=edit" title="Spaghetti Western"><span>Spaghetti Westernler</span></a> ve İtalyan korku filmi ya da <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Giallo&amp;action=edit" title="Giallo"><span>giallo</span></a> tarzının geleneksel tarzlarını harmanlayan stilize bir <i>intikam filmi</i>dir. Filmin üzerine kurulduğu ana karakter, <i>Pulp Fiction</i> çekilirken <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Uma_Thurman" title="Uma Thurman"><span>Uma Thurman</span></a> ve Tarantino tarafından kurgulanan <i>Gelin</i>dir (The Bride.)</span></p>
<p><span>2004 yılında Tarantino <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Cannes_Film_Festivali" title="Cannes Film Festivali"><span>Cannes Film Festivalinde</span></a> jüri başkanlığını üstlendi. <i>Kill Bill</i> yarışma adayları arasında değildi ancak final gecesinde üç saati aşkın orijinal versiyonuyla gösterildi. Altın Palmiye ödülü Tarantino&#8217;nun <i><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Oldboy" title="Oldboy"><span>Oldboy</span></a></i> üzerindeki ısrarına karşın Michael Moore&#8217;un <i><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Fahrenheit_9/11" title="Fahrenheit 9/11"><span>Fahrenheit 9/11</span></a></i> adlı filmine verildi.</span></p>
<p><span>2005 yılındaki <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Neo-noir&amp;action=edit" title="Neo-noir"><span>neo-noir</span></a> film <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sin_City" title="Sin City"><span>Sin City</span></a>&#8216;de <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Clive_Owen&amp;action=edit" title="Clive Owen"><span>Clive Owen</span></a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Benicio_Del_Toro&amp;action=edit" title="Benicio Del Toro"><span>Benicio Del Toro</span></a> arasındaki arabalı sahneyi yönetmesi nedeniyle &#8220;Özel Konuk Yönetmen&#8221; olarak onurlandırıldı.</span></p>
<p><span><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/24_%C5%9Eubat" title="24 Şubat"><span>24 Şubat</span></a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/2005" title="2005"><span>2005</span></a>&#8216;te <i><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=CSI:_Crime_Scene_Investigation&amp;action=edit" title="Crime Scene Investigation"><span>CSI</span></a></i> dizisinin sezon finalini yöneteceği açıklandı. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/19_May%C4%B1s" title="19 Mayıs"><span>19 Mayıs</span></a>&#8216;ta yayınlanan iki saatlik <i>Grave Danger</i> isimli bölüm reyting rekorları kırdı. <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Jimmy_Kimmel_Live&amp;action=edit" title="Jimmy Kimmel Live"><span>Jimmy Kimmel Live</span></a>&#8216;ın bir bölümünü de yönetti.</span></p>
<p><span>Tarantino <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Alias" title="Alias"><span>Alias</span></a> adlı TV dizisinin birinci ve üçüncü sezonlarında da rol almıştır.</span></p>
<p><span>2005 yılında Robert Rodriguez ile ortak yöneteceğini açıkladığı <i><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Grind_House&amp;action=edit" title="Grind House"><span>Grind House</span></a></i> film projesi üzerine çalıştığını duyurdu. Bundan sonra da büyük ihtimalle bir İtalyan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/II._D%C3%BCnya_Sava%C5%9F%C4%B1" title="II. Dünya Savaşı"><span>II. Dünya Savaşı</span></a> filmi olan <i><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Inglorious_Bastards&amp;action=edit" title="Inglorious Bastards"><span>Inglorious Bastards</span></a></i> &#8216;ın yeniden çekimine başlayacağını ancak önce senaryo üzerinde çalışması gerektiğinden 2006 yılında gösterime girmesinin pek olası olmadığını duyurdu. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Jimi_Hendrix" title="Jimi Hendrix"><span>Jimi Hendrix</span></a>&#8216;in bir biyografisini yönetmek için anlaşma yaptığı da söylenmektedir.</span></p>
<p><span>Şu anda yönetmenlik yaptığı yapımlar arasında, bir korku filmi olan <i><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Hostel&amp;action=edit" title="Hostel"><span>Hostel</span></a></i> (<i>Ucuz Roman</i> filmine bir çok atıfta bulunmaktadır), <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Elmore_Leonard&amp;action=edit" title="Elmore Leonard"><span>Elmore Leonard</span></a>&#8216;ın <i>Killshot</i> &#8216;ının bir uyarlaması (Tarantino bir zamanlar bunun senaryosunu da yazmıştı) ve <i>Kill Bill</i> &#8216;in oyuncularından <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Larry_Bishop&amp;action=edit" title="Larry Bishop"><span>Larry Bishop</span></a> &#8216;ın yazıp yönettiği <i><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Hell_Ride&amp;action=edit" title="Hell Ride"><span>Hell Ride</span></a></i> bulunmakta.</span></p>
<p><span>Tarantino, 2005 yılındaki <i><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Sony_Ericsson_Empire_Awards&amp;action=edit" title="Sony Ericsson Empire Awards"><span>Empire Awards</span></a></i> &#8216;ta <i>Icon Of The Decade</i> ödülünü kazandı.</span></p>
<p>kaynak:vikipedi</p>
<p class="MsoNormal"><span> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span> </span></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/anlatmacabasi.wordpress.com/7/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/anlatmacabasi.wordpress.com/7/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/anlatmacabasi.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/anlatmacabasi.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/anlatmacabasi.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/anlatmacabasi.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/anlatmacabasi.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/anlatmacabasi.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/anlatmacabasi.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/anlatmacabasi.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/anlatmacabasi.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/anlatmacabasi.wordpress.com/7/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=anlatmacabasi.wordpress.com&blog=358001&post=7&subd=anlatmacabasi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/08/15/quentin-tarantino/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c874beafa73a18c01d725dddab2fa0ec?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">haberk2002</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Borsa&#8230;</title>
		<link>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/08/15/borsa/</link>
		<comments>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/08/15/borsa/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Aug 2006 16:26:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberk2002</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/08/15/borsa/</guid>
		<description><![CDATA[&#160;

Borsanin ne olduğunu tam olarak anlayabilmemiz için öncelikle borsanin kaba bir tanimina bakmaliyiz.Borsa, kabaca menkul kıymetin ticaretinin yapildigi yerdir. Borsada sadece hisse senedi ticareti değil başka malların da ticareti yapılır. Örneğin , pamuk fiyatının belirlendigi yer ve ticaretinin yapıldığı yer pamuk borsasıdır.
Türkiye&#8217;de hisse senedi ticareti denetimi için 1986 yılında Karaköy&#8217;de İstanbul Menkul Kıymetler Borsası  [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=anlatmacabasi.wordpress.com&blog=358001&post=6&subd=anlatmacabasi&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p align="left">&nbsp;</p>
<p align="left"><img src="http://anlamacabasi.files.wordpress.com/2006/08/imkb-15.thumbnail.jpg?w=96&#038;h=96" alt="imkb-15.jpg" height="96" width="96" /></p>
<p align="left">Borsanin ne olduğunu tam olarak anlayabilmemiz için öncelikle borsanin kaba bir tanimina bakmaliyiz.Borsa, kabaca menkul kıymetin ticaretinin yapildigi yerdir. Borsada sadece hisse senedi ticareti değil başka malların da ticareti yapılır. Örneğin , pamuk fiyatının belirlendigi yer ve ticaretinin yapıldığı yer pamuk borsasıdır.</p>
<p>Türkiye&#8217;de hisse senedi ticareti denetimi için 1986 yılında Karaköy&#8217;de İstanbul Menkul Kıymetler Borsası  kurulmuştur.</p>
<p>Borsa, dünya piyasalarından, yerel piyasalardan ve şirket performanslarından etkilenir.</p>
<p><b>HİSSE SENEDİ NEDİR?   </b></p>
<p>Hisse senedi kısaca sizin ticari bir kuruluşta pay sahibi olduğunuzu ve pay miktarınızı gösteren belgedir. Örnegin, 100 liralık bir şirketin 2 liralık kaynağını siz sagladıysanız şirkete % 2 &#8216;lik ortaksınız demektir. Bu arada hemen lot kavramından da bahsetmek gerekir. 1000 adet hisse senedinin toplamına lot denir. Borsa&#8217;da işlemler lot üzerinden yapılır. 1 hisse senedi alamazsınız. Ancak 1 lot alıp satabilirsiniz bu da sizin 1000 hisse senedi ile oynadiginizi gosterir. Piyasada iki çesit hisse senedi vardir: 1-imtiyazlı senet 2- adi senet. [Not: 1. çeşit senet ülkemizde kullanılmaz.]</p>
<p><b>ARACI KURUMLAR</b></p>
<p>Aracı kurum yatırımcı ile piyasa arasında aracılık yapan ve yatırımcıyı bilgilendiren kurumlardir. Aracı kurumların bazı onemli gorevleri vardir. Şirketlerin halka arz yoluyla satışına aracılık yapmak, yatırım danışmanlığı, portföy işletmeciliği vs. bunlardan birkaçıdır.</p>
<p><b>HALKA ARZ NEDİR?</b></p>
<p>Bir şirketin devamlılığı için kaynağa (sermayeye) ihtiyacı vardır. Bu kaynak ya borç yoluyla ya da ortaklardan sermaye veya faaliyet sonucu karla sağlanabilir. İki kaynağında bir maliyeti vardır: borçda faiz, ortaklardan sermayede ise ödenmesi gereken taban limitli temettü getirir. Şirketler çogu zaman hem maliyeti az oldugu için (borçla karşılaştırdığımızda) hem reklam olduğu için hemde kaynak için halka arz ederler. Böylece halkın şirkette ortaklığı olur bu sayede şirket kaynak yaratmış olur. Yukarıdaki örnekteki gibi eğer 100 liralık şirketin 2 lirasini siz sağlarsanız şirkete % 2 ortak olursunuz.</p>
<p>devam edecek&#8230;.</p>
<p>kaynaklar: temel borsa bilgileri, teknik yorum</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/anlatmacabasi.wordpress.com/6/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/anlatmacabasi.wordpress.com/6/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/anlatmacabasi.wordpress.com/6/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/anlatmacabasi.wordpress.com/6/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/anlatmacabasi.wordpress.com/6/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/anlatmacabasi.wordpress.com/6/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/anlatmacabasi.wordpress.com/6/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/anlatmacabasi.wordpress.com/6/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/anlatmacabasi.wordpress.com/6/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/anlatmacabasi.wordpress.com/6/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/anlatmacabasi.wordpress.com/6/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/anlatmacabasi.wordpress.com/6/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=anlatmacabasi.wordpress.com&blog=358001&post=6&subd=anlatmacabasi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/08/15/borsa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c874beafa73a18c01d725dddab2fa0ec?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">haberk2002</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://anlamacabasi.files.wordpress.com/2006/08/imkb-15.thumbnail.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">imkb-15.jpg</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Oha Falan Olmak &#8230;</title>
		<link>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/08/15/oha-falan-olmak/</link>
		<comments>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/08/15/oha-falan-olmak/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Aug 2006 16:24:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberk2002</dc:creator>
				<category><![CDATA[Denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/08/15/oha-falan-olmak/</guid>
		<description><![CDATA[Evet arkadaslar yazının baslığından da açıkca anlaşılabildigi gibi bugün sizlerle güzel Türkçemizin nasil yavaş yavaş yozlaştığı hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.Aslında bu konu o kadar çok yazıldı ve tartışıldı ki; belki insanlara KAL GELMİŞTİR ne dersiniz.
Günlük hayatımızda farkında olmadan ne kadar cok yabancı kelime kullanıyoruz hiç düşündünüz mü? Farkında olmadan ( bilmiyoruz bilinçli bir sistem de [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=anlatmacabasi.wordpress.com&blog=358001&post=5&subd=anlatmacabasi&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Evet arkadaslar yazının baslığından da açıkca anlaşılabildigi gibi bugün sizlerle güzel Türkçemizin nasil yavaş yavaş yozlaştığı hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.Aslında bu konu o kadar çok yazıldı ve tartışıldı ki; belki insanlara KAL GELMİŞTİR ne dersiniz.</p>
<p>Günlük hayatımızda farkında olmadan ne kadar cok yabancı kelime kullanıyoruz hiç düşündünüz mü? Farkında olmadan ( bilmiyoruz bilinçli bir sistem de olabilir) bize ait olmayan, sıradan, anlamsız, ama söylenmesi kolay ne kadar çok kelime ya da öbek türetiyoruz. Yanlış anlaşılmasın türetmek aslında diller için gayet olumlu bir eylemdir ancak türetiyoruz diye de sürekli bir şeyler uydurmalımıyız sizce?</p>
<p>Bir önceki paragrafda sorduğum gibi acaba bu konu hakkında düşündünüz mü hiç? Ben birçoğunuzun düşündüğünü düşünmüyorum ancak dildeki bu yozlaşmayı veya yabancılaşmayı farketmek için oturup uzun uzun düşünmenizde gerekmiyor bence. Etrafımıza biraz dikkatli baktığımız zaman olayın hangi boyutlara ulaştığını kolayca anlayabiliriz. Dizilerde, filmlerde, yarışma programlarında, belgesellerde, hatta haber bültenlerimizde dahi dildeki olumsuz değişimleri görmek mümkündür. Göründüğü üzere sadece görsel medyadaki olumsuz değisşimden örnekler verdim ama bunu bilinçli yaptım çünkü bugünkü yazımda konuya sadece bu açıdan bakmak istiyorum .</p>
<p>Görsel medya bugün birçok kişinin hayatında önemli bir yere sahiptir. Bu gerçek kimse tarafından reddedilemez. Bu yüzden görsel medyanın her konuda herkesten daha dikkatli olmasi gereklidir diye düşünüyorum. Fakat görünen o ki dilimizdeki yozlaşmanın temel kaynaklarindan bir tanesi , önemli bir tanesi görsel medyadır. Örnegin oha falan olmak deyimi herkesin bildiği ve çogumuzun izledigi bir tv dizinden türemiştir. Bu noktada şuna değinmek isterim ki bu yargımla o dizinin kotü oldugunu ya da toplum için zararlı oldugunu söylemiyorum . Ancak görsel medyanın toplum üzerindeki etkileri göz onune alındığında öncelikle dil daha sonrada bazı toplumsal konularda yöneticilerin , yapımcıların, yönetmenlerin, emegi geçen herkesin biraz daha dikatli olması gerektiğini ima ediyorum .</p>
<p>Birkaç çarpıcı örnek daha vermek istiyorum . Geçenlerde önemli bir tv kanalımızın ana haber bülteninde yayınlanan bir haber sırasında bir internet adresi verilirken nokta yerine &#8220;dot&#8221; kullanıldığını farkettim. Bu gerçekten çok üzücü bir durum . Bu tür yozlaşmaların etkilerinin sınırları yoktur bence .</p>
<p>Buna benzer birçok örnek vardır. Şuanda örnekleri sıralamak bize bir şey kazandırmaz. Ancak bu örnekleri , yani bu yozlaşmayı ciddi biçimde tahlil ederek öncelikle yozlaşma sebeplerini daha sonra olası sonuçlarını ögrenebiliriz. Çok geç olmadan gerekli önlemleri alabilriz ki almalıyız bir an önce çünkü birçok toplum dil ve kültür yozlaşması yüzünden tarih sayfalarından silinmiş ve birçoğu da sömürge olmaktan öteye gidememiştir. Ulu Önder Atatürk &#8216;ün de söylediği gibi : &#8221; Ülkesinin yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıdır.&#8221;</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/anlatmacabasi.wordpress.com/5/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/anlatmacabasi.wordpress.com/5/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/anlatmacabasi.wordpress.com/5/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/anlatmacabasi.wordpress.com/5/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/anlatmacabasi.wordpress.com/5/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/anlatmacabasi.wordpress.com/5/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/anlatmacabasi.wordpress.com/5/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/anlatmacabasi.wordpress.com/5/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/anlatmacabasi.wordpress.com/5/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/anlatmacabasi.wordpress.com/5/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/anlatmacabasi.wordpress.com/5/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/anlatmacabasi.wordpress.com/5/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=anlatmacabasi.wordpress.com&blog=358001&post=5&subd=anlatmacabasi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anlatmacabasi.wordpress.com/2006/08/15/oha-falan-olmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c874beafa73a18c01d725dddab2fa0ec?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">haberk2002</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>